Kategoriler
sandık

Hatırlayın Şunu

Sevmedim televizyon koltuğunda bir huzurlu yaşam idealini. Doldurdum endorfinle beynimi, kanla kadehimi… Bıksam da, saydım her defasında kaldırım çizgilerini. Yaradan’dan nefret et, yaradılandan ötürü. İnsanları gördüm ve dedim ki: dinler ilahi değil ama gerekli.

Küçücük beyinler için aşırı dozdur hayatın gerçekleri, kabul etmez bünyeleri. Ağaçtan elma düşer, elma yemek onlara yeter. Bir gurunun yeteneğine sahip olanların, kalmaz ağız tatları, inanın, hayatındaki bir metal tadı. Doğuştan bir bulimik değilseniz, bu tattığınız, son akşam yemeğinizdir. Çarmıhınızı cilalamaya başlarsınız. Erişemez ana yemeğe ayak takımı. Onlar salatayla yetinir. Aşçının beceriksizliğine rağmen, restoranı acilen terketmeyen adamı anoreksiya nervoza bekler. Yavaş yavaş da olsa, o da gider.

Bu tapınakta herkes birilerine tapar. Ne tutkuyla savrulur yumruklar, ne de tat alınır içilen sudan. Sıkılan her yumruk, mutlaka bir şeyleri tutuyordur içinde ve önemsemez insan suyu, gözyaşı değilse… Ah, insan sevmeyi bilmez ki, bilsin sevişmeyi ve sevişmek değil inan; sarılmak gerekir bazen.

Tecavüz kaçınılmazsa, sen ol tecavüz eden! Sorunların aşılmıyorsa, sen sorun ol onların başına. Ne derdin var ki, yemek, barınak ve seksten başka? İhtiyacın yok yeni bir yemek takımına, kırmızı dudaklarına sürdüğün bir kırmızı ruja, bedenden ayrık bir ruha, sarılmaktan utanan bir dosta. Akıl hastahanelerindekiler sorunluysa şayet, herkes hasta. Onun beyni boştaki bir direksiyonu sallamayı emrediyor; çalışan bir taneyi, seninki. Söyle o halde, hanginiz samimi?

İzlemek istemiyorum sonunu bildiğim bu filmi ancak salonun kapıları kilitli. Arka koltuklardan birindeyim ve ağlıyorum. Kimsem olmadığı için değil; kimse anlamadığı için kendime konuşuyorum ama tatmin olmuyorum. 10 dakika ara yazıyor perdede, gülüyorum. Ben yüzyıllardır arıyorum, 10 dakikada mı bulacağım? Diyorum ki, fırsat bu fırsat; filmden sıkılanlar olur ya, ara verildiğinde gider ve gelmezler yeniden. Kimse de hissetmez yokluklarını. Uyanıyorum ayaklanmak üzereyken, uyuyakalmışım sıkıntıdan. Saçma bir rüya görmüşüm. Mola yok bu sinemada. Çıkamazsın, perdeyi yırtmadan.

Niyetim yok, bir egoist olmaya, uzlaşma içinde süperegoyla. Dindardır tüm hümanistler, taparlar bir aciz primata. Belli, insandır alemin en büyük şairi, en beceriksiz portrecisi. O ki, aynaya baktı ve kendini bir tanrı olarak resmetti ve insan tanrıyı yarattı, kendi suretinde! Hayvan olduğunu inkar eden tek hayvandır insan ve en ırkçı hayvan. Yüce misiniz? Kusura bakmayın ve bağışlayın beni… Fazla basitim. Baz yağmuruna tutulmuş bir asitim. Bundandır, tuzlu gelir sözlerim. Aşağıyım, ben şeytanın bile korktuğu bir vesveseyim. Küçük çocukların parçalayamayıp ağızlarından peçeteye sardıkları çok yağlı kısımları hep ben yerim. Böyle geldim, böyle giderim. Hatırlayın şunu, ben kendimi değil, kendimi sevmememi severim.