Kategoriler
sandık

Spo……………6

Sözcükler,
Boş verilmişliğin eşiğinde kanarlarken geceye…

Şimdi bir arabanın arkasından koşturuyorum.
Meleklerin kanatlarını yolluyorum, oğlum Deccal’i doğuruyorum. Ey oğlum Deccal! Yeniden doğuyorum! Her gece boğuyorum, avuçlarım terkederken geceyi…

Boğuluyorum Deccal! Sözcükler boş geliyor geceye. Ağır, inliyor göz kapaklarım, mum ışığı silüetinden yapılma şu sahte, şu yalın -ama güzel- gerçeğe… Yatağımda insan artıkları ve dilimde söndürdüğüm sigaralar, her yanda! Sözcükler var olmamalı.

Sözcüklerim var olmamalı ve daha da kirlenmemeli dünya. Boğumlarından kesin parmaklarımı, sözcüklerim var olmamalı. Sana yarattığım plastik şişe, dünya içinde kaybolmalı. Kasık kasığa bir durumdan bahsedilmemeli. Sessiz kalınmalı… Rüşvetli bir tanık olunmalı.

Şimdi bir uçurumdan düşüyorsun. Kırık dökük aynalar gibi… Altında çocukluğundaki yaratığın ferahlığı var. Bir film izlemiş, etkilenmişsin… Düşüyorsun, yapay limanlar gibi. Gelip gittikçe büyüyorsun…

Ama inatla ‘anlat’ diyorsun… Yapamam, biliyorsun! Anlatamam. Sözcükler boş gelir geceye. Seni onlarla aldatamam… Henüz!

Söz! Son kirleteceğim varlık sen olacaksın. Ve hazır olduğunda, sözcükler boş vermişlikle kanamayacaklar geceye. Uyanışlar hizaya geçmeye, savaş çanları çalmaya başlayacak. Sen merak etme. Merak etme, Deccal’i doğuracağız seninle!

Hii! Olmamalı. Jiletini ver bana! Sözcükler var olmamalı. Başka şeyler düşünmeli. Başka şeyler… Başka şeyler! Böbrek nakli, etna, bosna, damalı, yanmalı, içten, dıştan, atom, kıtlık, somali, kart, gezi, kondom, kol dövmeleri, parfüm, atkı, kolye, yüzük…